Bertrand Russell paradoksları: Matematikte çelişki var mıdır? Geçen yüzyılın başlarında matematiği sarsan, hatta derin bir krize sokan paradokslar… İngiliz filozof Bertrand Russell, matematiğin temellerinin değişmesine neden olan paradoksu bulmuştu… Yamyam Paradoksu (Çatışkısı) Bilinen bilmecedir. Yamyamlar bir mantıkçı yakalarlar ve şöyle derler mantıkçıya: – Biz her yakaladığımız yabancıyı yeriz. Kimini haşlayıp, kimini kızartıp yeriz. Avımıza bir soru sorarız. Avımız soruyu doğru yanıtlarsa haşlarız, yanlış yanıtlarsa kızartırız. Dedikleri gibi de yaparlar. Mantıkçıya bir soru sorarlar. Mantıkçı bir süre düşündükten sonra soruyu yanıtlar. Yanıtı duyan yamyamlar ne yapacaklarını şaşırırlar. Yanıt öylesine akıllı bir yanıttır ki, yamyamlar mantıkçıyı ne haşlayabilirler ne de kızartabilirler. Yamyamlar mantıkçıya ne sormuşlardır ve mantıkçı soruyu nasıl yanıtlamıştır? Yamyamlar mantıkçıya şu soruyu sormuşlardır: – Seni haşlayıp da mı yiyeceğiz, yoksa kızartıp...
Platon’un Mağara Alegorisi: Özgür olmak ya da olmamak... Her birimiz özgürlüğümüzü istiyoruz. Fakat biliyoruz ki sınırları olan bir canlıyız. Gözlerimiz belli bir açıyla belli bir uzaklığı görebiliyor, kulaklarımız belli bir frekans aralığını duyabiliyor ve diğer duyularımızın da algı düzeyi sınırlı. Bunun dışında toplum olarak yaşamanın da getirdiği sınırlar var; gelenekler, kurallar, yasalar… O zaman tekrar düşünelim. Özgür olmak istiyoruz ama hangi ‘sınırlar’ içerisinde özgür olabiliyoruz? Sınırlar var ise gerçekten özgür sayılır mıyız? John Stuart Mill’in dediği gibi benim özgürlüğüm bir başkasının tutsaklığının başladığı yerde biter öyle değil mi ? Bu kolektif yaşamımızın getirdiği bir ‘özgürlük anlayışı’ olsa gerek Platon’un meşhur mağara metaforu SİZCE SİZ NE KADAR ÖZGÜRSÜNÜZ ?